Obeziteden Korunmada Anne Sütünün Rolü

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Obezite insan sağlığını tehdit eden, kronik hastalık riskini artıran, yaşam kalitesini düşüren bir sağlık sorunudur. Yapılan çalışmalar, obeziteye neden olan  çevresel, genetik, ve psikolojik faktörleri araştırmaktadır.

Gebelik süresince annenin beslenmesine bağlı olarak bebeğin beslenmesi, ayrıca doğumdan itibaren anne sütü ile beslenme durumu ve sonrasında tamamlayıcı ek besinlere başlama zamanı ve başlanan besinlerin çeşidi bebeklerin küçük yaşta beslenme davranışlarını etkilemektedir. Erken yaşta beslenme davranışlarında ortaya çıkan değişiklikler de gelecek dönemlerde başta obezite olmak üzere, kalp damar hastalıkları ve tip 2 diyabet gibi kronik hastalıkların görülme riskini artırmaktadır.

Doğumdan itibaren ilk 6 ay süresince tek başına anne sütü ile beslenme ise bebeğin hem sağlığını hem de büyüme gelişimini etkileyen en önemli faktörler arasında yer almaktadır. Anne sütünün sindirim sistemi, bağışıklık sistemi ve beyin gelişimi üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır. Anne sütü ile beslenmenin enfeksiyonlara karşı koruma, alerji riskini azaltma gibi olumlu etkileri olduğu bilinmektedir. Bu gibi etkilerinin yanında,  anne sütü ile beslenme, ileriki yaşlarda gelişebilecek obezite ve kronik hastalıklara karşı da koruyucu etki göstermektedir.

Anne sütü alımı ve obezite riski

Anne sütü ile beslenmenin, çocuk çağında obeziteden koruyucu olabileceğini gösteren çok sayıda çalışma yürütülmüştür. Yapılan çalışmalarda anne sütüyle beslenme süresinin artması ile çocuklarda aşırı kilolu veya obez olma riskinin azaldığı saptanmıştır. Buna ek olarak anne sütü ile beslenme süresindeki artış, vücut yağ oranındaki azalmayla da ilişkili bulunmuştur.

Anne Sütünün İçeriği

Anne sütünün obeziteden koyucu etkilerini belirlemek için öncelikle anne sütünün biyolojik özellikleri incelenmiştir. Anne sütü bebek için uygun miktarda karbonhidrat, protein, yağ, vitaminler, mineraller ve su içermektedir. Bunların yanında anne sütünde çok çeşitli biyoaktif bileşikler, hormonlar, büyüme faktörleri, lezzet bileşenleri ve diğer özel bileşenler bulunmaktadır.

Hormonlar

Anne sütünde bulunan bazı önemli hormonlar (leptin, ghrelin), emziren annenin göğüs epitellerinde sentezlenmekte ve anne sütüne geçmektedir. Anne sütünde bulunan bu hormonlar iştah ve besin alımı kontrolünde, doygunluk hissinin sağlanmasında, ayrıca bazal metabolizma hızının, enerji alımı-harcamasının düzenlenmesinde görev almaktadır. Böylece anne sütü ile beslenen bebeklerde uygun büyüme ve gelişmenin sağlanması, bunun yanında çocukluk hatta yetişkinlik dönemlerinde besin alımı kontrolünün sağlanması ve obezite riskinin azalmasında önemli görevlere sahiptirler.

Lezzet Bileşenleri

Emziren annelerin tükettiği bazı besinlerin lezzetinin, anne sütüne geçebildiği bilinmektedir. Annenin hergün farklı besinler tüketmesiyle, anne sütünün lezzeti de değişmektedir. Böylece anne sütü ile beslenen bebekler, anne sütüne geçen farklı besinlerin lezzeti ile tanışmaktadır. Mama ile beslenenler ise standart bir mamanın lezzetine alışmakta ve farklı besinlerin lezzetini öğrenememektedir.

Buna bağlı olarak anne sütü ile beslenen bebeklerin 6. aydan sonra tamamlayıcı ek besinlere geçişleri daha kolay olmaktadır. Anne sütü ile beslenen bebekler farklı besinleri denemeye daha istekli olup, özellikle farklı sebze çeşitlerini daha kolay ve severek tüketmektedir.

Eğer anneler emzirdikleri sürece yeterli-dengeli-çeşitli beslenir ayrıca farklı sebze çeşitlerini tüketirse bebekleri bu lezzetlere alışarak, ilerkeyen dönemlerde de sağlıklı besinleri tercih etmeye daha açık olacaktır.

Protein

Anne sütünün obeziteden koruyucu diğer bir etkisi ise anne sütünün protein içeriği ile ilişkilidir. Anne sütü az miktarda fakat kaliteli protein içermektedir. Böylece anne sütü ile beslenen bebekler hem düşük miktarda hem de yüksek kalitede protein almaktadır. Erken yaşta yüksek protein alımı, yaşamın ilerleyen zamanlarında obezite riskinin artmasına neden olmaktadır. Yüksek protein alımı, insülin düzeyinin ve insülin benzeri büyüme faktörü salınımının artmasına böylece büyümenin hızlanmasına ve yağ hücrelerinin artışına neden olmaktadır.

Anne sütü ve besin alımı kontrolü

Anne sütü ile beslenen bebekler, acıktıkları zaman anneden süt emmekte ve doyana kadar emmeye devam etmektedir, tok oldukları zaman ise süt emmeyi reddetmektedir. Böylece kendi besin alımlarını küçük yaşlardan itibaren kontrol etmeyi öğrenmektedir. Mama ile beslenen bebeklerin besin alımı miktarını çoğu zaman anneleri belirlemekte ve bebek biberondaki mamayı bitirene kadar zorlanmaktadır.

‘Doyduğuma rağmen daha çok yemek istiyorum’ diyen yetişkin bireyler kendi besin alımlarını kontrol edememektedir. Anne sütü ile uygun süre beslenme, erken yaşta açlık-tokluk sinyallerine göre besin alımı kontrolünü bebeğe öğretmektedir. Böylece yetişkin dönemde ‘tok olsam da yiyorum’ gibi hatalı davranışlardan kaçınmak ve obeziteden riskinden korunmak mümkün olabilmektedir.

Sonuç olarak; anne sütü yenidoğan bir bebeğin büyüme ve gelişmesi için gerekli tüm besin ögelerini ilk 6 ay boyunca tek başına karşılayabilen en uygun besindir. 6. aydan sonra da uygun çeşit ve miktarda tamamlayıcı geçilmesi koşulu ile emzirmeye en az 1 yıl ve mümkünse 2 yıla kadar devam edilmesi önerilmektedir.

Anne sütünün beyin gelişiminin sağlanması, enfeksiyonlara karşı bebeği koruması gibi çok iyi bilinen özelliklerinin yanında obeziteye karşı koruyucu olması nedeniyle de bebekler için ideal olan tek besin kaynağı olduğunun altı çizilmelidir.

Anne sütü ile beslenme önerilen ağırlık kazanımını sağlayarak obeziteyi engelleyebilmekte, böylece yetişkin döneminde kalp damar hastalıkları, tip 2 diyabet riskini de önemli ölçüde azaltmaktadır. Bunun yanında, çalışmalar anne sütü ile beslenmenin obezite gelişimi riskini azalttığını gösteriyor olsa da, günümüzde fast food tarzı besinler, atıştırmalık yağlı-şekerli besinlerin tüketimi, tek tip beslenme gibi hatalı beslenme alışkanlıklarından çocukları korumak da gereklidir. Bunun için en önemi adım ise öncelikle anne ve babaların sağlıklı beslenerek çocuklarına örnek olmasıdır.

Anne adaylarının gebelik öncesi dönemden itibaren, planlı gebelikler ile uygun ağırlıkta gebe kalmaları, gebelikleri süresince uygun ağırlık kazanmaları, hem gebelik süresince hem de doğumdan sonra yeterli-dengeli beslenmeleri önem taşımaktadır. Bebeklerin doğumdan itibaren ağırlık kazanımı takibi, anne sütü ile beslenme durumu ve tamamlayıcı besinlere zamanında ve uygun şekilde başlanabilmesi için hem annenin hem de bebeğin diyetisyen tarafından takibi büyük önem taşımaktadır.

Unutmayalım! Beslenme anne karnında başlar, anne sütü alımı ile devam eder. Yaşam boyu sağlıklı beslenmek için, bebeğimizin  ilk 6 ay tek başına anne sütü alması, uygun ağırlık kazanması ve zamanında uygun tamamlayıcı besinlere başlaması gereklidir.

Dr. Dyt. Seray Kabaran

seraykabaran@hotmail.com

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir