Yukarı

Beyin Nasıl Genç Kalır?

Beden ağırlığının yaklaşık %2’sini oluştursa da beyin, günlük toplam enerjinin %20 kadarını kullanmaktadır. Bu oran uyku sırasında artar ve enerji tüketiminin yaklaşık üçte ikisinden sorumlu hale gelir. Peki beynimiz bu kadar önemliyken, onu genç tutmak istemez miyiz?

Beyin her ne kadar zihin egzersizleri yapmaya devam etsek de, ilerleyen zamanla birlikte yaşlanacaktır. Bu yaşlanmayı yavaşlatmak için birkaç beslenme önerimiz var. 

Sebze ve meyvelerin sağlıklı beslenmedeki rolünü yapılan çalışmalar sayesinde uzun bir zamandır biliyoruz. Kalp-damar hastalıkları, kanser, diyabet ve obezite gibi kronik hastalıkların önlenmesinde yapılan bir çok insan çalışmasında koruyucu ve önleyici etkileri olduğu gösterilmiştir. Özellikle erken yaşta kazanılan sebze-meyve tüketim alışkanlığı ilerleyen zamanlarda sağlığın korunmasında büyük önem kazanacaktır. En çok hangi sebze/meyveleri tüketmeli diye soracak olursak cevabı ‘gökkuşağının tüm renklerini’ olarak düşünebiliriz. Mavi/mor, yeşil, sarı-turuncu ve kırmızı renkli sebze ve meyveleri günlük beslenme alışkanlıklarımıza kazandırmalı ve bunları günde 5 porsiyon (tercihen 3 sebze, 2 meyve) tüketmeliyiz.

Diğer renklerdeki sebze ve meyvelere daha fazla erişimimiz olsa da, mavi/mor cok sık tüketemediğimiz bir renktir. Ancak beynimizi genç ve zinde tutmak için bu renkteki sebze ve meyvelere biraz daha önem vermemiz iyi olur.

Yaban mersini başta olmak üzere böğürtlen, ahududu, cranberry gibi orman meyveleri kırmızı ve koyu mavi/mor renklerini yüksek miktarda içerdikleri polifenollerden (bitkilerde bulunan kimyasal bileşikler) alırlar. Polifenoller vücudumuzun herhangi bir yerinde olabileceği gibi beyinde de ortaya çıkan serbest radikallerle ve inflamasyonla (istilacılara karşı savunma sisteminin yanıtı) savaşır. Serbest radikaller vücudumuzdaki reaksiyonların bir parçası olarak oluşabilirler ancak radyasyon ve kimyasal toksinlere maruziyet gibi çevresel faktörlerle de ortaya çıkarlar ve vücudumuzdaki en önemli olumsuz etkileri aging (yaşlanma) veya kanser gibi hastalıkların oluşumudur.

Hayvanlarla yapılan çalışmalarda yaban mersininin yaşlı farelerde denge ve koordinasyonu arttırdığı ve inme geçirmiş farelerde iyileşme sürecini hızlandırdığı görülmüştür. Insan çalışmalarında ise yaban mersini tüketiminin problem çözme, konsantrasyon vb bilişsel fonksiyonları geliştirdiği gözlemlenmiştir. 

Yaklaşık bir çay bardağı ahududu, böğürtlen, çilek veya yaban mersini günlük meyve ihtiyacımızın bir porsiyonunu karşılar. Tazelerine ulaşamadığımız dönemlerde donmuş meyveleri tüketerek zengin polifenolleri vücudumuza alabilir, Alzheimer ve demans gibi beyni yaşlandıran hastalıkların oluşumunu önleyebiliriz. 

Uzm. Dyt. Eliz Arter